"YENİDEN REFAH, DEVA PARTİSİ, GELECEK PARTİSİ, SAADET PARTİSİ, DAHA BİRÇOK PARTİNİN ÖNCÜLÜĞÜNDE BİR SEÇİM BİRLİKTELİĞİ OLUŞTURULABİLİR"
Dolayısıyla Yeniden Refah Partisi olarak milletimize şunu söylüyoruz: Aziz milletimiz AK Parti'ye mahkum değilsiniz, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi bloğuna da mahkum değilsiniz. Birlikte yeni bir yol açabiliriz. Üçüncü bir yolu diğer partilerle birlikte inşa edebiliriz. Biz buna varız. Yeniden Refah, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, daha birçok partinin öncülüğünde bir seçim birlikteliği oluşturulabilir. Gerekirse bu birliktelik, seçim sath-ı mailinde Türkiye'yle ilgili ortak kaygıları olan, ortak değerleri taşıyan, ortak gelecek ufkuna sahip olan diğer partilerle de ittifaka dönüşebilir. Yeniden Refah Partisi olarak yaklaşan genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti'yle ittifakta olma ihtimalimiz de yok, Cumhuriyet Halk Partisi ile aynı ittifakta yer alma ihtimalimiz de yok. Yeni yolu açacağız, üçüncü bir yol olarak milletimizin gerçek umudu ve nihai adresi olacağız. Hedefimiz budur."
"ÜÇÜNCÜ YOLU DİĞER PARTİLERLE AÇABİLİRSEK, CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE İKİNCİ TURA KALACAK BİR ALTERNATİF ORTAYA ÇIKARABİLİRİZ"
"Türkiye genelinde seçim olsa partinizi nerede görüyorsunuz?" sorusunu yanıtlayan Kılıç, üye sayısına, çalışma gayretlerine, 81 ildeki potansiyel ve performanslarına baktıkları zaman Yeniden Refah Partisi'ni barajın üzerinde gördüklerini belirterek, "Ama barajın üzerinde olmak yetmez, bir sinerji yapmak, birliktelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çok güçlü bir grup oluşturmak lazımdır diyoruz. Eğer bizim düşündüğümüz gibi düşünür de üçüncü yolu diğer partilerle açabilirsek, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalacak bir alternatif ortaya çıkarabiliriz." görüşlerini aktardı.
"DEVLETİN ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDEN FERAGAT ETMESİ LAZIM"
Kılıç, bir gazetecinin "Asgari ücretin en az 45 bin lira olması gerektiğini söylediniz. Böyle bir durumda KOBİ'leri nasıl sübvansiyon etmeyi düşünüyorsunuz?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Orada diyoruz ki asgari ücretin brütü zaten 40 bin liranın üzerinde. Devlet yüksek vergi alıyor asgari ücretten. Devletin asgari ücret üzerinden alınan vergilerden feragat etmesi lazım. Devletin elini taşın altına koyması lazım. Yükün altına devletin girmesi lazım. Yani kamu maliyesinin sorumluluk üstlenmesi lazım. Sorumluluğu tek başına işverene bırakmaması lazım. Türkiye'de verginin tavana yayılması lazım."