dam fıkıh cahili olduğu için usul dairesinde yapılan yorumları ve farklı ictihadların açıklanmasını “harama kapı açmak” olarak değerlendiriyor.
MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ülkemizde ve dünyada âdetli kadının namaz ve oruç gibi ibâdetleri de yapabileceğini söyleyenler var, ben bunlardan değilim. Benim yaptığım bu konuda yeni bir ictihad ve yorum da değil, önceki âlimlerin yaptıkları ictihad ve yorumları duyurmak, gerektiğinde, ihtiyaç duyulduğunda müminlerin bunlardan da yararlanmasına imkân hazırlamaktır.
Fıkıh okuyanların bildiği gibi din tahsili görmemiş, yeterli fıkıh bilgisine sahip olmayan kimselerin mezhebi yoktur; onların mezhebi, fetva sordukları âlimin mezhebidir. Ve bu durumdaki Müslümanlar daima aynı âlime (dolayısıyla tek mezhebin mensubuna) fetva sormak mecburiyetinde de değildirler. Bir meseleyi bir mezhebin müftüsüne, aynı meseleyi başka bir uygulamada veya başka bir konuyu ise başka bir mezhebin müftüsüne sorup bununla amel eden “telfik” değil, “intikal” yapmış olur; cahiller bunları da birbirine karıştırıyorlar. Ben bunları söylediğim için bana mezhepsiz diyenler cahilliklerini açıklamış oluyorlar. (Bu konularda geniş bilgi için benim “İslâm Hukukunda İctihad ve Taklid” isimli kitabıma bakabilirler.