..




 

O gece onun istediği gibi hazırlanıp yanına gittiğimde içimde garip bir huzursuzluk vardı. Aynaya son kez baktığımda gördüğüm kişi ben miydim, yoksa onun görmek istediği biri mi, emin olamadım. Kapıyı açtığında yüzündeki o tanıdık gülümseme vardı. Her zamanki gibi nazik, her zamanki gibi kendinden emin… Ama bakışlarında farklı bir ısrar seziliyordu. İçeri girdiğimde ortam özenle hazırlanmıştı. Mumlar, hafif bir müzik, masada sevdiğim içecek… Dışarıdan bakıldığında romantik bir akşam gibiydi. Fakat benim içimdeki düğüm gittikçe sıkılaşıyordu. Sohbet etmeye çalıştım, konuyu değiştirmek istedim. O ise sabırla bekliyordu; sanki eninde sonunda onun istediği noktaya geleceğimden emindi. Bir süre sonra elimi tuttu ve gözlerimin içine baktı. “Beni sevdiğini biliyorum,” dedi. “Ben de seni çok seviyorum.” Bu cümleler kulağa güzel geliyordu ama altındaki beklenti ağırdı. İlk başta reddettiğim, beni rahatsız eden o şeyleri yeniden gündeme getirdi. Sanki zaman geçince fikrim değişmiş olmalıydı. O an fark ettim ki mesele onun mutlu olması değilmiş sadece. Mesele benim ne kadar vazgeçebileceğimmiş. Kendi sınırlarımı ne kadar esnetebileceğim… İçimde iki ses vardı: Biri sahip olduğum konforu, ilgiyi, o şaşaalı hayatı hatırlatıyordu. Diğeri ise geceleri yastığa başımı koyduğumda hissettiğim o huzursuzluğu. Bir an sustum. Derin bir nefes aldım. “Tamam” demiştim daha önce, ama şimdi kelimeler boğazıma düğümlendi. Onu mutlu etmek için yaptıklarımın beni yavaş yavaş kendimden uzaklaştırdığını hissettim. O gece, hazırlanıp gelmiş olmama rağmen içimde bir şeyler geri adım atıyordu. Gözlerime baktı, kararsızlığımı fark etti. İlk kez yüzünde sabırsız bir ifade gördüm. O an anladım: Benim sınırlarım onun için bir engeldi. Oysa benim için kimliğimin parçasıydı. Yavaşça elimi çektim. Sesim titreyerek konuşmaya başladım. “Seni mutlu etmek istedim, gerçekten istedim. Ama kendimi kaybederek değil.” O an odadaki tüm ışıltı sönmüş gibiydi. Belki o gece aramızda bir şeyler kırıldı. Belki de ilk kez gerçekten kendimi korudum. Dışarı çıktığımda hava serindi ama içimde tuhaf bir hafiflik vardı. İlk defa onun sağladığı imkanlar olmadan da güçlü hissedebileceğimi fark ettim. Belki her şey bitecekti. Ama en azından bu kez, seçim benimdi.
..


. ..